YAŞAM

kandırıldık!

kandırıldık!

Öyle kolay olmadı haliyle. Dizginlemek için kadınları önce korkutmalıydılar, bazısını ürküttüler, bazısını kandırdılar,  bazısını ise sömürdüler. Bunu yuvalarında yaptılar, bunu  para kazandığı masada yaptılar, bunu sokakta yaptılar, bunu eğlendiği mekanda yaptılar, bunu televizyonlarda, dizi setlerinde, mahkeme salonunda, sınıfta genelleyelim ister misiniz? Bunu yapabildikleri her yerde yaptılar aslında. Kız kardeşlerine,eşlerine,annelerine, kuzenlerine, sevgililerine, teyzelerine, halalarına… Patronuna, iş arkadaşına,…

Çocukları atın geriye ne kalır?

Çocukları atın geriye ne kalır?

24-30 Mayıs “Sokak Çocuklarına Şefkat Haftası” olarak ülkemizde 1997’den beri kutlanan bir hafta… Lafta yani, bir de şefkat demeleri yok mu? Sanki herkes evinde birbirine çok şefkatliymiş gibi, sokak çocuğuna şefkat gösterecek he bu insanlar. Yok. İnandırıcı değil. İnternette gezindiğimde gördüğüm çocuklar… Kızılay’da o Suriye’li çocukları gördüğüm zaman bağrıma basma isteği ve toplumsal kurallar  “pistir…

Kurban

Kurban

Ceylan ertem- Düşmedim daha Yaşım hala genç ve insan tanıma deneyimimde de iddialı değilim fakat satışta çalışmakta olan ve daha önce de çalışmış, hislerine de inanan birisi olarak insanoğlunun güzele sahip olma içgüdüsünü farkettim. Fakat bu güzellik de göreli bir kavram en nihayetinde… Bu “güzel” bir fiziksel bir ürünse; fiyatı, rengi, markası, pazarı vs gibi etkenler belirleyici olabilir. Bu “güzel” bir işse; maaşı, kariyer algısı, yan hakları etken…

Kapitalizmi derinlemesine hisseden beyaz yakalar: Bankacılar

Kapitalizmi derinlemesine hisseden beyaz yakalar: Bankacılar

Kapitali savunabileceğim hiç bir durum ya da olay olmamıştır bu yaşıma kadar. Bir İİBF’li olarak yapmak zorunda olduğum meslek (tercih şansım olmadan) bankacılıktı. Yavaş yavaş girdim işin içine, basit taşıt kredileri ile başladım sonra özel bir bankada şubede en tehlikeli bölüm olan “bireysel py” oldum. 2 sene çalıştım. Kapital karşıtı görüşlerime “bankada çalışan bir sosyalist” diye…

Kısa Bir Yazı

Kısa Bir Yazı

Metrodayım. 60’larında bir amca var tam karşımda, oturuyor,ben hemen başında, ayakta gidiyorum. Şapkasında özel güvenlik yazıyor, kadife kalın gömlek, bordo kravat, şişme yelek, üstüne ceket ve nihayet bir mont. Zayıf ve bıyıklı. Kanını emmişler sanki; ten rengi bembeyaz. Yorgun ve düşünceli görünüyor, zorlukla bakabiliyor insanlara, anlatamadığı büyük bir şey var. Hissediyorum, nefes çok derinden… Evine mi…

Eryaman- Ümitköy Metro Durağı

Eryaman- Ümitköy Metro Durağı

Az önce… Ankara ayazı ve sıcaklık -10 vardır. Deri eldivenler dostta kalmış. Ümitköy metrosunda bekliyorum tam olarak 20 dakikadır. Ellerim uyuşuk, bir amca dikkatimi çekiyor, önünde bir bez üzerinde tırnak makası, yara bandı, kumanda, piller ve buna benzer eşyalar. Kimse almıyor, dönüp bakmıyoruz bile. Çünkü biz kalın montlarımızın içerisindeyiz ve yünlü kazaklarımız kapatıyor insanlığımızı, tenimiz gibi,…

cumartesi

cumartesi

Bakın, en başta bu şekilde konuşmamıştık ama… “Hayır Özlem Hanım, eksik faiz yatırılmış.” Bir taraftan telefonların çalması ve aynı anda her iki telefona da cevap vermeye çalışmam sonucu, karşımda gözlerini açan müşterimi görmem üzerine, masama kusmamla uyandım güzel bir cumartesi sabahına. Neyi düşündüm ve idrak ettim biliyor musunuz? Asla sahip olamayacağımız hayaller kurduruyorlar ve sonra…

muavin

muavin

Dolmuştayım. Tıkış tıkış olmuş adım atacak yer yok.  Muavin ve bir yolcu tartışması yaşanıyor. “Hindistan’a çevirdiniz iyice ülkeyi” diyen yolcuyu kalaylıyor muavin beyler. Yanyana gitmekten çok da rahatsız olmayan diğer yolcu ise “ne yani kimse binmesin mi? Sonra şikayet ediyorlar.” Kafa karışıklığı içinde saate baktım; 09:05 Motor sesi ve insanların dialoglarından duyulmuyor siren sesi. Lafı…